| Yazar | : | Muammer Raşit Seviğ, Vedat Raşit Seviğ |
| Yayın Tarihi | : | 1962 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 768 |
| Ölçü | : | 16,5 x 24 cm |
| Yayınevi | : | İ.Ü. Hukuk Fakültesi |
| Bahsi Geçen | : | Muammer Raşit Seviğ |
Kıymetli Pederim ve Devletler Hususi Hukukunda da Hocam bu eserin evvelki basılarının müellifi bu kere kitabının yeniden ele alınması ve yeni kanunlar, muahedeler, ilmi ve kazai içtihatlara göre ele alınması işini bana tevdi etmek lütfunda bulundu. Böylece eserin bu sefer iki imzamız tahtında çıkması arzusunu izhar etti.
Bu şerefli ve ağır vazifeyi şu bakımlardan kabul ettim: Bir kere eserin son basılış tarihi olan 1947'den bu yana Kanunlarda, Andlaşmalarda, Yargıtay ve Danıştay kararlarında ve ayrıca da Türk ve yabancı ilmi çalışmalarda birçok yenilikler olmuştur. Bir Devletler Hususi Hukuku Profesörü olarak bu yenilikleri Türk Devletler Hususi Hukuku literatürüne derli toplu bir şekilde intikal ettirmek lüzumuna kani idim. Nitekim 1947'den bu yana Vatandaşlık Hukuku alanında vatandaşlıktan iskat edilenler hakkında tatbik edilecek hükümler bakımından bir mülayimlik meydana gelmiştir. Yine vatandaşlık mevzuunda idari kararlara karşı idari kaza mercilerine başvurma noktasında Danıştay'ın görüşünde bir değişiklik vardır. Yabancıların hukuki durumu alanında da bilhassa yabancı yatırımı celbetme siyasetinin neticesi olarak yabancıların seyahat etmek, çalışmak ve sair bakımlardan bugün istifade ettikleri birçok imkânlar vardır ki bunların toplu ve sistematik bir tahlile tabi tutulması iktiza ediyordu. Kanunlar ihtilafı ve yetkili mahkemenin tayini noktasında da Yargıtayımızın çok dikkati çekici iki davranışı vardır. Bir yandan bu eserin sahibi Ordinaryüs Profesör Muammer Raşit Seviğ'in 23 Şubat 1330 tarihli Muvakkat Kanunu elan yürürlükte gören görüşünü sürekli bir içtihat akımı ile perçinleştirmiştir, bir yandan da bu muvakkat kanunun ilk bakışta sert görünebilen hükümlerini yine Hocalarımızın doktrini çerçevesi dahilinde yorumlamak ve öylece tatbik etmek suretiyle hukuki münasebetlerin hukuki mahiyetine uygun hal çarelerini haiz bir Türk Kanunlar ihtilafı sistemimizin mevcut olduğuna işaret etmiş bulunmaktadır. Bazı hallerde de Yargıtayımız, doktrinin yanaşmamış veyahut ta derpiş etmemiş olduğu çözüm yollarına tevessül etmiştir. İşte bütün bu bakımlardan Yargıtayımızın kararlarını nazara almak suretiyle kitabın yeniden gözden geçirilmesi gerekiyordu.